1918 Gülfidan Oku{yorum}

Kategori : Bétik değerlendirme - Etiketler :, , , , , , - Tarih : 29 Ocak 2021

Bu yazımda Sevinç Meydan Dede’nin kaleminden çıkmış, ilk basımı Ocak 2021’de, Kutlu Yayınevi’nde gerçekleşmiş olan 1918 Gülfidan adlı kitaptan bahsedeceğim.

Sevinç Meydan Dede, ilk kitabı olan 1918 Gülfidan’da gerçek bir hikayeyi ele almıştır. Ermenilerin Osmanlı Devleti’ne yaptığı baskınları, işkenceleri ve savaşları anlatan yazar o dönemi yaşayan insanlardan biri olan Gülfidan’ı ve ailesinin başına gelenleri kaleme almıştır.

Gülfidan, on beş yaşlarında olmasına karşın yaşına göre çok olgun, çok mücadeleci bir Türk kızıdır. Ailesini teker teker kaybettiği bu korkunç süreci okurken onunla üzüldüm, onunla mücadele ettim adeta. Babası, annesi, kardeşi, amcası, yengesi… Hepsini okurken içinizi bir burukluk kaplarken aynı zamanda tarihi olaylara şahit olmak bilinçlenmenizi ve bir şeylere daha farklı bakmanızı sağlayacak.

Bu tarihi olayları gerçekçi bir şekilde aktaran yazarı takdir ediyorum. Kitabı yazma sürecinde fazlasıyla emek gösterdiği okuyucuya bariz bir şekilde geçiyor. Tasvirleri, insanların içindeki o karmakarışık duyguları aktarışı çok başarılıydı. Öfke, hüzün, kin, umut… Hepsi hissettirilmişti.

Gülfidan ile kardeşi Sultan’ın arasındaki bağı çok severek okudum. Gülfidan’ın kendisi de henüz küçük olmasına karşın her zaman kardeşini düşünmesi, ona annelik yapması duygulandırdı. Babalarının gözünü kırpmadan savaşa gitmesi, amca çocukları Salih’in topal olduğu halde mücadele etmek istemesi ve daha birçok detay Türk milleti olarak ne kadar savaşçı bir yönümüz olduğunu ortaya koymaktaydı.

“Salih, benim ne kadar yaşayacağım belli değil oğlum! Onun için vebal kalmasın. Senden bir isteğim var. Daha doğrusu sana vasiyetim olsun bu söylediklerim. Bu savaş devam ederse ki sen de bu savaşa katılmalısın. Ermenilerin çocuklarına, ihtiyarlarına, kadınlarına asla dokunma, ilişme… Onlar gibi yapma… Türk gibi, erkek gibi, muharip unsurlarıyla gözünü kırpmadan tüm ecdadın adına gideceğin yere kadar vuruş… Ama tekrar ediyorum: Onlar gibi sakın olma… Beni kabrimde huzursuz etme oğul…”

Yakup Ağa’nın bu sözleri Türk milletinin savaş sırasında bile erdemliğini koruduğunu vurgulamakta. Ermeniler ise bebekleri, çocukları öldürüp kadınlara tecavüz ettiler. Bu vahşet dolu anları okumak bile çok kötüydü. Gülfidan ve Sultan’a yardım eden Hamza Dede’nin onları erkek kılığına sokması ve bu şekilde Ermenilerden korumaya çalışması da bu olayı desteklemekte.

Tüm bu korkutucu anların içinde Gülfidan ve ailesinin açlıkla, susuzlukla, soğukla, tabanları yara bere olmuş ayaklarıyla, yüreklerinde her saniye korku taşıyarak mücadele etmeleri bana çok farklı duygular yaşattı. Kalplerindeki umut ve mücadele hayranlık duymamı sağladı.

Velhasıl-ı kelam, bu kitabı okuyunca Türk milletinin savaşçı yönünden ilham alacak, geçmişimizi tanıyacak ve o dönemdeki insanlarla empati kurarak yaşadıkları vahşetleri anlayacaksınız. Herkesin rafında bulunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Küçükten büyüğe herkes bu kitabı okumalı ve bilinçlenmeli. Yazarı böylesine kıymetli bir eser yazdığı için kutluyorum.

Esen kalın.

                                                      Aleyna Uluç

Yorumlar (2)
  • 18 Şubat 2021 tarihinde Aleyna Uluç (Yazar) tarafından

    Desteğimiz hep sizinle Kutlu Yazarlar. 😊✍

  • 01 Şubat 2021 tarihinde Meral Kurtipek tarafından

    Yazarlarınıza bu şekilde destek verdiğiniz için çok teşekkür ederiz 😊

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    778

     

    YAZARLARIMIZIN GÖRÜŞLERİ

    ORTAKLAŞA KİTAP ÇIKARABİLİRİZ!

    BİZİMLE ÇALIŞMAK İÇİN BİRKAÇ NEDEN

    2012'den bugüne hayallerinizi gerçekleştirirken yanınızdayız.
    Kutlu Yayınevi | Göksel sözcükleriñ yayıncısı