JÖH PÖH Silopi Hendeklerinde Oku{yorum}

Kategori : Bétik değerlendirme - Etiketler :, , , , , , , - Tarih : 07 Aralık 2020

Bu yazımda Yeşil Bozlak’ın kaleminden çıkmış JÖH PÖH – Silopi Hendeklerinde adlı kitaptan bahsedeceğim.

Öncelikle kitabın kapak tasarımını çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Kapakta kullanılan fotoğraflar, renk uyumları ve kurşun detayı derken bütünüyle çok ilgi çeken ve göze hitap eden bir kapak ortaya çıkmış.

İçeriğine gelecek olursak en başta bilmeniz gereken şey okuyacağınız her şeyin gerçekte yaşanmış olduğudur. Silopi gazisi olan Yeşil Bozlak yaşadıklarını anı defterine yazdıklarıyla bize aktarmıştır. Hatta kitapta geçen şu diyalog da bizleri mutlu eden türden:

– Ne yazıyorsun?

– Ne yaşadıysam hepsini yazıyorum.

– Ne zamandır yazıyorsun?

– Taburdan çıktığım andan itibaren yazıyorum.

– Ne yapmayı düşünüyorsun?

– Eğer bu hendeklerden sağlam çıkarsam belki bu yazdıklarım bir gün bir kitaba dönüşür.

Ne mutlu ki sağ çıkmış ve biz de şu an bu kitabı okuyarak yorumunu yapıyoruz. İyi ki o zamanlar anı defterine yazmış her şeyi çünkü bu yazdıklarıyla bize de o anlara yaşatıp birçok duyguyu hissetmemize sebep oldu. En güzeli de empati duygusu. Okurken kendimi onca zorlukla mücadele eden, karda kışta donan, ailesini ve sevdiklerini geride bırakan askerlerimizin yerine koydum. Bizler için ne büyük fedakarlıkta bulunduklarını bir kez daha anladım.

“Çatışma okunması kolay, yaşanması ise var olmakla yok olmak arasında ince bir çizgidir.”

Kitabın en iyi özelliklerinden biri yazarın her detayı aktararak olanları adeta bir film sahnesi gibi kafamızda canlandırması oldu. O anın atmosferi, yenilen yemekler, hava durumu ve en önemlisi de hissedilen tüm duygular… Yeşil Bozlak’ın deli akan kanını, korkularını, öfkesini, hırsını, vatan aşkını ta içimizde hissederek o anları adeta yaşıyoruz. Zaten gerçek hayatı anlatan kitap kuvvetli anlatımı ile beraber bize daha da gerçekçi hissettiriyor böylelikle.

“Bir insan başkasının acısını yüreğinde hissedebilir mi? Hissedermiş… Silah arkadaşımın canının yanmasını ciğerlerimde hissetmiştim. Of anam demesini hiç unutmayacaktım. Ben böyle hissettiysem anaların hangisini hangi kelimeler, hangi cümleler anlatabilir ki…”

Askerlerimizin birbirleriyle kurdukları kuvvetli bağ da en güzel şu cümlelerle aktarılmış:

“Ne zaman bir arkadaşını kaybedersin, ruhunda derin uçurumlar oluşur. Zaman geçse de unutamazsın. Hani derler ya zaman en iyi ilaçtır. İşte bu sözler bizler için geçerli değildir. Eğer şehit olan arkadaşın evli ve çocuklu ise kendi çocuğunu kucağına aldığında şehit verdiğin arkadaşının çocuğu gelir aklına. Kalbine saplanır acı ok gibi.”

Kitap boyunca sanki o an oradaymış gibi bir hissiyatla okudum. Tüm bunların gerçek olduğunu bilmek kötü hissettirse de yer yer askerlerimizin arasında geçen tatlı atışmalar yüzümüzü güldürüp içimizi ısıtıyor. Onların o erdemli kişilikleri, düşmanın yaralarını bile sarmaları, oradaki hayvanları beslemeleri ise hepimizi duygulandırmakla beraber onure de ediyor.

“İnsan biyolojisi her türlü zorlukların üstesinden gelebilecek bir yapıda idi. Nasıl alıştırırsan öyle gidiyordu.”

Bu söz de bana ilham ve kuvvet veren sözlerin arasına dahil oldu. Kitapla ilgili olumsuz yorum yapabileceğim hiçbir husus yoktu. Yazara bizlerle o zor dönemlerini her detayıyla paylaştığı için teşekkür ediyorum. Bu yazıyı okuyan herkese de kitabı okumasını öneriyorum.

Esen kalın.

Aleyna Uluç

                                                     Halkalı – 2020

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

778

 

YAZARLARIMIZIN GÖRÜŞLERİ

ORTAKLAŞA KİTAP ÇIKARABİLİRİZ!

BİZİMLE ÇALIŞMAK İÇİN BİRKAÇ NEDEN

2012'den bugüne hayallerinizi gerçekleştirirken yanınızdayız.
Kutlu Yayınevi | Göksel sözcükleriñ yayıncısı