5. CNR Kitap Fuarı Bitti

Kategori : Fuar - Etiketler :, , - Tarih : 24 Mart 2018

5. CNR İSTANBUL KİTAP FUARINDAKİ İZLENİMLERİMİZ, ANILARIMIZ

Gökbey ULUÇ

Kutlu Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni

Bu yıl 5.’si düzenlenen 2018 CNR İstanbul Kitap Fuarı bitti. Géride uzun yıllar añlatılacak anılar, albümlerde tekrar tekrar bakılacak biñlerce fotoğraf biriktirildi. Bu yazımızda, fuar boyunca edindiğimiz izlenimlerimizi añlattım.

Sergilerde (fuarlarda) bulunmayı çok séviyorum. Aylar öncesinden düşünü kurar, şöyle yaparız, böyle yaparız, diye usumdan yüzlerce düşünce géçiririm. Yayınevi olarak katıldığımız bu soñ serginiñ ise daha özel bir durumu olduğu için ayrıca değineceğim. Çünkü 2017 yazında sözleşmesine kol çekip (imzalayıp) yérimizi ayırtsam da Eylül ayında vatanî görevimi yapmak için Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldım. Bu yüzden serginiñ hazırlık aşamalarında fizikî olarak bulunamadım. Bu yüzden yéri geldiği için yayınevimiziñ Génel Sorumlusu kardeşim Cafer ile Yazar ve Yayın Sorumlusu Fatih Emiroğlu’na sağ olsunlar diyorum. Böylesi bir étkinliğiñ vérimliliği için tüm becerilerini ortaya koydular. Benim için işi daha güzel kılan bir ayrıntı ise şudur; çeriliğimiñ (askerliğimiñ) bitişi ile serginiñ başlangıç gününüñ aynı olması. Çerilik soñrası günlük yaşantıya alışmak güçtür, dérler. Açıkcası, hızlı bir giriş oldu diyebilirim. Uçaktan indiğimde Atatürk Havaalanından soñraki durak İstanbul Fuar Merkezi olduğu için çerilikten doğrudan sergiye uçmuş gibi oldum. Peki, böyle yazıyorum da sanki her şey yolunda mı gidiyor? Géce komutan çağırdı, soñ bir koñuştuk, vedalaştık. Terhis belgemi alıp koğuşa döndüm kıvanç içinde. Belgeyi inceliyor, bunca géçen zamanımı düşünüyorken telefonum çaldı. CNR Bétik Sergisinden yétkili Pınar Hanım arıyordu. Buyrun, dédim. Pınar Hanım da sergi yérini dolaşıyor, soñ durumu denetliyormuş. Bizim sergeli (standı) göremeyince de haberdar étmek için aramış. Sergel kurumu için ödeme ulaşmadığından kurulumu yapmamışlar, dénildi. Nasıl olur? Daha bir ay önce ödedik, dések de dekontu görmek istediğini, ancak böyle çözüm sağlanabileceğini belirtti. Oracıkta Cafer’i aradım. Cafer ile Fatih de araçta bétikleri götürüyorlarmış. İşler arap saçına dönmeye başladı. Yüzlerce bétik ile alaña varmışlar, bétikleri koyacak yér yok. Yétkili ile görüştükten soñra géce dükkana varan Cafer, ödeme dekontlarını göndermiş. Böylece ben ertesi gün uçaktan inip de kardeşimle sergi alañına gittiğimde bizim sergeliñ kurulumunu yapan ustaları gördük, kolaylıklar dileyip işlerini bitirmeleri için ayrıldık. Böylece bétiklerimizi (kitaplarımızı) serip dizmekten başkaca bir iş kalmamış oldu.

Sergelimiziñ kurulum ve yérleşim aşamalarından bir an.

Bu sergi dönemi bir rekoru da kırmış olduğumuzu övünçle belirteyim. 36 ayrı yazarımızla CNR İstanbul Bétik Sergisiniñ eñ çok imza günü düzenleyen kurumu Kutlu Yayınevi oldu. Sergelimiziñ çevresi hep gümbüş içinde idi. Yazarlarımızı okurları ile buluşturmanıñ sévincini yaşamak heyecan (buşku) vérici, gelecek için umut kılıcı… Bu yüzden böylesi önemli anları kayıt altına alalım, dédik. Cafer, her bir yazarımızıñ ayrı ayrı imza atarken görüntülerini çekti, okurları ile sohbetini déyim yérindeyse haberleri yokmuş gibi çekti, söyleşilerini kayda aldı. Tüm bunları günler süren kurgu işlemlerinden soñra da YouTube üzerinden yayınladık. Böylece bu añları ölümsüzleştirerek yıllar soñra da izlenebilecek olanak sunduk. Tüm bunlar karşılığında yazarlarımızdan yalñızca objektife gülümsemelerini istedik.

“İnce Çizgide Yaşam” romanınıñ yazarı Temel Kılınçlı ile söyleşi çekimi yapılırken.

Danimarka’dan imza günü için gelen “Yalnızlık Aşktır” kitabınıñ yazarı Erdal Çolak (sağda), söyleşi için Cafer ile birlikte kamera karşısında iken.

Yazarlarımızıñ çoğu İstanbul dışından aramıza katıldılar. Eñ sıradışı olanı ise şair Erdal Çolak’ıñ Danimarka’dan gelmesi idi. Yazmanıñ kendisi için ne denli önemli olduğunu göstermiş, içtenliği ile de bu işe göñül adadığını açıkça ifade etmiş oldu. Bunlara ek olarak olağanüstü durumlar yaşandığını da belirterek bunlardan söz édeyim. “Aşkın Yusuf Rengi” bétiğiniñ yazarı Müveddet Konuşkan Bayraktar’ıñ 17 yıldır görüşmediği bir arkadaşı çıkagelmiş. Böylesi bir günde haberdar olunca gelip de imza almış, yıllarıñ hasretini gidermek istemiş. Bunuñ güzelliğinden sözünü éderken 22 yıldır görüşmediği bir başka arkadaşı da gelince sergelimiziñ içinde büyük bir erk, başka bir déyişle enerji oluştu. Beñzer bir durumu kendim de yaşadım. Liseden sınıf arkadaşım İsmail’i 13 yıl soñra gördüm. Böylece birçok görüşmeye de aracı olan bir sergi dönemi yaşamış olduk.

Müveddet Konuşkan Bayraktar, “Aşkın Yusuf Rengi”ni imzalatan okuyucuları ile birlikte.

“Mihenk Taşı”nıñ yazarı Alp Eren Talu’nuñ imza gününde okurları sıra kuyruğu oluşturmuştu. Özellikle taraftar grubundan gelen bir okur grubunuñ yazarımız için yaptığı tezahürat epey ilgi çekici oldu.

“Toprak’ıñ Küçük Notları” kitabınıñ yazarı Aliye Aybüke Uluç, okuyucuları ile birlikte.

Yédigünsoñları (haftasoñları) yétişkinleriñ yoğunlukla geldiği sergiye, yédigüniçi de okullar büyük ilgi gösteriyordu. Özellikle ilkokul çocuklarınıñ ağırlıkta olduğu zamanlarda günlerimiz adeta çocuk cıvıltısı içinde idi. Kitaplara olan ilgileri, böylesi bir kalabalığıñ içinde kendilerini fark édip alışvériş yaparak kazandıkları édinimi de göz öñünde bulundurursak, yaşadıkları anlar çok değerli idi. Sergelimiziñ çevresinde dolanırken onlarıñ yaşadığı bu heyecan (buşku) dolu anları seslerine yansıyan sévinci hissétmemek, duymamak olanaksız idi.

Cıvıltı seslerini çıkaran bu güzel çocuklara şekerleme ikram éderken.

Türk Dili Derneği adına katılım sağlayan Meltem Melis Bulut ile güne başlarken.

Özbek pilavı pişirerek bizleri Anadolu topraklarından Özbekistan yolculuğuna çıkaran Meltem Melis Bulut’tan (solda), soñra ertesi gün suşi getirerek Japonya yolculuğuna çıkaran Emine Köni (sağda) ve yaş pastaları ile bolca kalori almamızı sağlayan Aliye Aybüke Uluç (orta) ile birlikte iken.

Géçen yılıñ sergi değerlendirmesi yazımda şöyle démişim:

Kutlu Yayınevi olarak, sergele 39 ayrı bétik götürdük. Şimdiye değin 61 ayrı yapıtıñ sözleşmesini yapmış olsak da bunlarıñ üçte biri sergelde sergilenmedi. Kimi yazarlarımız, yapıtını yayımlattıktan soñra olduğu gibi kendisine aldığı için satışa sunmadık. Ek olarak kimi yapıtlarıñ da baskısı tükendiği için yér édinemedi. Bir soñrakine değin 100 yéñi bétik ile çıkmayı düşünüyoruz.

Şimdi ise övünçle bu hedefimize vardığımızı, hatta géçtiğimizi yazıyorum. Kutlu Yayınevi olarak bu yıl 124 sayısına ulaştık. Önümüzdeki yıl için de gözümüzü yükseklere diktiğimizi vurgulayarak bu sayınıñ 500 olacağını bilmenizi isterim.

Sergelimiziñ çevresi yédigün soñları hep böylesi cümbüş içinde oldu.

Serginiñ bitişi ile bizler de toplandık, bétiklerimi araca yükledik. Gitmeden soñ kéz de özçekim ile bu anı ölümsüzleştirdik. Soldan başlayarak: Fatih Emiroğlu, ben, Uğur Aslan, Cafer, Aliye Aybüke ve Merve Emiroğlu.

2019’da görüşmek üzere. Fatih Emiroğlu, Cafer Uluç

Soñuç olarak, vérimli bir sergi dönemini géride bıraktık. Yolumuza kaldığımız yérden yürümeye géçtik. Yol üstünde yéñi arkadaşlarla tanışacağımızı biliyoruz. Yolumuzuñ kesişmesi dileğiyle…

Siyavuşpaşa, 24.03.2017

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Yazar Girişi

Kutlu Yayınevi
197

YAZARLARIMIZIN GÖRÜŞLERİ (YENİ-2018)

ORTAKLAŞA KİTAP ÇIKARABİLİRİZ!

CNR İSTANBUL KİTAP FUARINDAYDIK (2018)

BİZİMLE ÇALIŞMAK İÇİN BİRKAÇ NEDEN